Haber

“ÇOK HOŞ BİR FUAR DOĞRUSU” CI ÜZERİNE ZORUNLU AÇIKLAMA

29 eylül 2026
“ÇOK HOŞ BİR FUAR DOĞRUSU” CI ÜZERİNE ZORUNLU AÇIKLAMA

Kaynak: Sanatatak

Sanat eleştirmeni, yazar Ayşegül Sönmez’in son dönemde çeşitli yayın mecralarından gelen sorular üzerine “Neden Contemporary İstanbul (CI) fuarına gitmediği, protesto ettiğiyle” ilgili zorunlu açıklaması: “Estetik üretim, kendisini mümkün kılan sermaye ilişkilerini sorgulamak bir yana, onların kutlamasına dönüştüğünde sanat artık iktidarın karşısında değil, onun kültürel altyapısında konumlanır. Ve tam buradan bir zevk doğar. Müşterinin zevki… Sinsi bir şekilde pandemik bir yapıyla yayılır. Herkese sirayet eder, bulaşır. Tüm bu münasip eserler evet hoşnutluk yaratır. Ve Adorno’nun uyardığı gibi “hoşnutluk evet demektir”. Ben “hayır” dedim. Ve fuara gitmedim. Fuarın dışında kalmayı, ona “gitmemeyi” bireysel bir ret ya da ahlaki üstünlük olarak görmüyorum. Bir Bazarov değilim. Ama “katılmamayı” bir pozisyon olarak benimseyerek, başka katılmamayı/gitmemeyi seçenlerle, bu düzene itiraz edenlerle ya da bu düzen tarafından dışlandığını düşünenlerle yan yana gelerek bir örgütlenme yaratmayı diliyorum.”

CI (Contemporary Istanbul), sanatın eleştirel potansiyelinin sermayenin kültürel meşruiyetine tahvil edildiği bir platform olarak, yalnızca piyasanın değil, onun ideolojik düzeninin de yeniden üretildiği bir alandır.

Galeriler, sanatçılar, koleksiyonerler, küratörler ve kültür profesyonelleri, kıyıyı işgal eden ve özelleştirerek kentlilerin haklarını ihlal eden bu düzene, görünürlük, prestij ve piyasa değeri uğruna seve seve katıldı.

Fuarın ışıltısı, İtalyan pastırması ve okyanusu ayaklar altına seren tersaneye ismini vererek kendi özel sahili yapan otelin cömert davetleri, bunu muhtemelen kolaylaştırdı.

Estetik üretim, kendisini mümkün kılan sermaye ilişkilerini sorgulamak bir yana, onların kutlamasına dönüştüğünde sanat artık iktidarın karşısında değil, onun kültürel altyapısında konumlanır.

Ve tam buradan bir zevk doğar.Müşterinin zevki… Sinsi bir şekilde pandemik bir yapıyla yayılır. Herkese sirayet eder, bulaşır.Tüm bu münasip eserler evet hoşnutluk yaratır. Ve Adorno’nun uyardığı gibi “hoşnutluk evet demektir.”Ve yoksa hayır demek için artık çok geç midir?

Bence değil. Ben “hayır” dedim. Ve fuara gitmedim.

Fuarın dışında kalmayı, ona “gitmemeyi” bireysel bir ret ya da ahlaki üstünlük olarak görmüyorum.

Bir Bazarov değilim. Ama “katılmamayı” bir pozisyon olarak benimseyerek, başka katılmamayı /gitmemeyi seçenlerle, bu düzene itiraz edenlerle ya da bu düzen tarafından dışlandığını düşünenlerle yan yana gelerek bir örgütlenme yaratmayı diliyorum.

CI’ın dışında kalmak değil, onun dışında başka bir sanat dünyasını birlikte kurabilmenin gerekliliğine inanıyorum.

Çünkü bireysel itiraz kolaylıkla görünmezleştirilebilir; oysa örgütlü bir karşı duruş, sanatın ekonomik ve kurumsal koşullarını değiştirme potansiyeli taşır. Fuara katılmayanların yokluğu değil, yan yana gelişleri görünür olmalıdır.

Tıpkı dijital görünürlüğün ancak kolektif eyleme ve siyasal altyapıya dönüştüğünde gerçek bir etki yaratabilmesi gibi, sanat alanındaki muhalefet de ancak dayanışma ağları, alternatif sergileme ve üretim modelleri, ortak kaynaklar ve bağımsız kurumlar oluşturabildiğinde dönüştürücüdür.

CI’ın dışında kalan, kalmak istememesine rağmen kalan, dışlandığını düşünen ya da kendisini bu gösterinin parçası hissedemeyenler de eleştirel bir potansiyele sahiptir.

Hegemonya yalnızca içeride kurulan ilişkilerle değil, dışarıda bırakılanların parçalanmışlığıyla da sürdürülür.

Laclau’nun “eşdeğerlik zinciri” kavramını hatırlayalım. Eşdeğerlik, farklı taleplerin ortak bir karşıtlık üzerinden birbirine bağlanmasıdır.

Birbirinden farklı talepler, kimlikler ve mücadelelerin ortak bir siyasal özneye dönüşme sorunudur.

Birbirinden kopuk bireysel dışlanma veyahut protesto deneyimlerinin ortak bir talebe, oradan da kolektif bir özneye dönüşmesi mümkün.

Mesele, bu dışlanmışlığı bir mağduriyet kimliği, muhalefeti de ahlaki bir üstünlük olarak sabitlemek yerine tüm bunları kurucu bir siyasal ve estetik güce dönüştürmekte.

Bu haber Sanatatak kaynağından yararlanılarak hazırlandı.